GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK..
HASAN ALPARSLAN
- ANADOLU BASIN YAYIN BİRLİĞİ'de KURUCU VE 1.DÖNEM GENEL BAŞKAN,YAŞAM BOYU ONURSAL GENEL BAŞKAN...HASAN ALPARSLAN...
Türkiye fakir değildir hem yer altı hem de yer üstü zenginlikleriyle hem de genç insan gücüyle zengin bir ülkedir ve önü açıktır...
Amma ülkeyi tutan, milleti mahkûm eden faktörler var. Sebepler var. Gelişme ve değişme imkânlarını bloke eden, insanlarımızın şevkini ve heyecanını engelleyen esas faktör; 1960 ve 1981 Anayasasının oluşturduğu baskıcı, dayatmacı, yasakçı ve tutucu statükodur.
Bu statükoyu oluşturan oligarşi, bürokratik, aristokratik, faşist ve militarist etkiler; “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” hükmünün demokratik anlamını kaybettirmekle yok sayılmak istenmiştir.
Halktan kopuk ve halka rağmen kendi çıkar ve menfaatleri için demokratik kavramı erozyona uğratan karanlık güçlerin statükosu; aynı zamanda ahlâki değerleri yok ederek ülkeyi soygun düzenine teslim etmiş, bu nedenle; kaybolan, gerçekleşen kayıplar milli gelire eşdeğer rakamlara ulaşmıştır.
Yalnızca batık bankaların zararı ekonomi çarkının dişlilerini kırmış, sadece enerji sektöründeki vurgun bile halkımızın mutfağındaki ekmeği alıp götürmüştür. Bunun sadece bir örneği; UZAN’lar olayıdır.
Eğer soygun ve vurgunlara giden paralar ülke kaynakları olarak kalkınma için kullanılsaydı, hortlatılan PKK örgütünün ülkemize verdiği zararla 400 milyar doları aşan paralar ülkemiz ve Güneydoğu bölgemiz için kullanılmış olsaydı bugün müreffeh Türkiye’nin aydınlığında 76 milyon insanımızın yüzü gülerdi.
2002, 2007 ve 2011 milletvekili seçimleri bu tabloyu ve sebeplerini kavrayan halkın kurtuluş yönünde kullanmasıyla oluşan dönüm noktası olmuş, halkımızın sevdalısı siyasi iktidara; sistemin içine yerleşmiş bölücülere, çetelere, mafyalara vesayetçilere, statükoculara, darbecilere ve millet düşmanlarına karşın mücadele yetkisi vermiştir.
Halkın başlıca beklentileri olmakla beraber 2002 yılından bu yana umulmadık bu büyümenin anlamı çok büyüktür.
Bu büyümeyi sağlayan faktörü iyi değerlendiren halkımız idare edilenlerle idare edenler arasındaki gönül birliğine dayandırmıştır.
Bu büyüme halk iradesinin gücünü göstermiştir. Bunun böyle olduğunu ve olacağını kavrayabildiğimiz sürece istikbale ve çocuklarımızın geleceğine umutla bakabiliriz. Saygılarımla..
GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK..
- ANADOLU BASIN YAYIN BİRLİĞİ'de KURUCU VE 1.DÖNEM GENEL BAŞKAN,YAŞAM BOYU ONURSAL GENEL BAŞKAN...HASAN ALPARSLAN...
Amma ülkeyi tutan, milleti mahkûm eden faktörler var. Sebepler var. Gelişme ve değişme imkânlarını bloke eden, insanlarımızın şevkini ve heyecanını engelleyen esas faktör; 1960 ve 1981 Anayasasının oluşturduğu baskıcı, dayatmacı, yasakçı ve tutucu statükodur.
Bu statükoyu oluşturan oligarşi, bürokratik, aristokratik, faşist ve militarist etkiler; “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” hükmünün demokratik anlamını kaybettirmekle yok sayılmak istenmiştir.
Halktan kopuk ve halka rağmen kendi çıkar ve menfaatleri için demokratik kavramı erozyona uğratan karanlık güçlerin statükosu; aynı zamanda ahlâki değerleri yok ederek ülkeyi soygun düzenine teslim etmiş, bu nedenle; kaybolan, gerçekleşen kayıplar milli gelire eşdeğer rakamlara ulaşmıştır.
Yalnızca batık bankaların zararı ekonomi çarkının dişlilerini kırmış, sadece enerji sektöründeki vurgun bile halkımızın mutfağındaki ekmeği alıp götürmüştür. Bunun sadece bir örneği; UZAN’lar olayıdır.
Eğer soygun ve vurgunlara giden paralar ülke kaynakları olarak kalkınma için kullanılsaydı, hortlatılan PKK örgütünün ülkemize verdiği zararla 400 milyar doları aşan paralar ülkemiz ve Güneydoğu bölgemiz için kullanılmış olsaydı bugün müreffeh Türkiye’nin aydınlığında 76 milyon insanımızın yüzü gülerdi.
2002, 2007 ve 2011 milletvekili seçimleri bu tabloyu ve sebeplerini kavrayan halkın kurtuluş yönünde kullanmasıyla oluşan dönüm noktası olmuş, halkımızın sevdalısı siyasi iktidara; sistemin içine yerleşmiş bölücülere, çetelere, mafyalara vesayetçilere, statükoculara, darbecilere ve millet düşmanlarına karşın mücadele yetkisi vermiştir.
Halkın başlıca beklentileri olmakla beraber 2002 yılından bu yana umulmadık bu büyümenin anlamı çok büyüktür.
Bu büyümeyi sağlayan faktörü iyi değerlendiren halkımız idare edilenlerle idare edenler arasındaki gönül birliğine dayandırmıştır.
Bu büyüme halk iradesinin gücünü göstermiştir. Bunun böyle olduğunu ve olacağını kavrayabildiğimiz sürece istikbale ve çocuklarımızın geleceğine umutla bakabiliriz. Saygılarımla..

ORCID Profilim



0 Yorumlar